Ürtiker ve anjioödem
Ürtiker ve
anjioödem: Ürtiker ve angioödem hastalarının % 79'unda neden bulunamazken,
hastalığın ortaya çıkışında % 11-21 oranında psikolojik etmenlerin doğrudan
rolü olduğu ve % 24-68 oranında da kolaylaştırıcı rol oynadığı bildirilmektedir
(Champion ve ark. 1969, Michaelsson 1969). Ağır emosyonel stres nedeni ne
olursa olsun ürtikeri alevlendirmekte, deprem gibi yıkıcı olaylar ise hastalığı
başlatabilmektedir (Arnold ve ark. 1990, Stewart ve Goodman 1989). Ürtiker
olgularının % 51'inde stresli yaşam olayları ile hastalık başlamakta, bu oran
kolinerjik ürtikerde % 77, dermografizmde ise % 82'ye ulaşmaktadır (Czubalski
ve Rudzki 1977). Bu hastalarda depresyonun da sık görüldüğü ve depresyon
şiddeti arttıkça ürtiker plaklarının daha fazla kaşındığı belirtilmiştir (Gupta
ve ark. 1994). Kişilik özelliği ile hastalık eşleştirildiğinde bu hastaların
öfke ve düşmanlıklarını çok dile getiremedikleri ve diğer insanlardan onay alma
ihtiyaçlarının fazla olduğu belirtilmiştir (Juhlin 1981). Ünal ve arkadaşları
(1991) kronik ürtiker hastalarında anksiyete ve depresyonun üç kat fazla
olduğunu belirtirken Topal ve arkadaşlarının yapmış olduğu bir çalışmada kronik
ürtiker hastaları ile kontrol grubu arasında depresyon, anksiyete ve kişilik
bozuklukları açısından farklılık saptanmadığı ancak bekar, kadın, bedensel
hastalığı olmayan ve ilaç kullanmayan olgularda ve ailesinde psikiyatrik
hastalık olanlarda belirli kişilik bozukluklarının anlamlı oranda yüksek olduğu
belirtilmiştir (2004).
http://www.psikoloji.gen.tr/modules.php?name=News&file=print&sid=350
Comments [0]